728x90 AdSpace

Türk Kozmolojisi

İçerik Nuray Bilgili'ye aittir. 2015
27 Nisan 2014 Pazar

TÜRKLERDE MAĞARA MİTOLOJİSİ

Mağara Ünlü Psikanalist Carl Gustav Jung'a göre, doğum ve döllenme yeri olarak kaya, mağara, ağaç, kaynak, derin kuyu, vb. Ana Tanrıça arketipinin sembolleridir. Mağaralar, masallarda ve mitolojilerde yeniden doğuşun, bilinç altı karşılaşmaların, yaratılış ve türeyiş ile ilgili olayların yaşandığı özel merkezlerdir. Mağaralar “Doğum” yerleridir. Yani Toprak anananın rahmidir. Bu nedenledir ki, insanların türeme ve yaratılış mitolojilerinde önemli bir arketipik semboldür. En arkaik mitolojiler; embriyonun oluşması ve doğum, en derindeki mağara-rahminden yeryüzüne çıkma bağlamında, insanoğlunun “İlksel” Doğumu”nu anlatılır. Her bölgenin bir bebek getiren kayası ya da mağarası vardır. Mağaralardaki mezarlıklar, bir takım erginlenme ve kurban ritüellerinin buralarda gerçekleşmesi, anneye mistik bir dönüş olarak açıklanabilir. Türk mitolojisinde Toprak Ana, “Tanrıça Ötüken”'dir. Yeryüzü, Yer-Ana'nın sekiz köşeli sarı göbeği olarak tasvir edilir. Türklerle ilgili yaratılış ve türeyiş destanlarında, mitolojik inançlara bağlı olarak mağara motifi belirgin şekilde kullanılır. Ölüm ve yeniden doğuş ile ilgilidir. Bütün Türk destan ve masallarında görülen mağara sembolizminin en güzel örnekleri Göktürk mitolojilerinde bulunmaktadır. Ergenekon destanında Türkler düşmanlarından kaçarak bir dağa sığınır. Daha sonra bir demirci tarafından bu demir dağ eritilir ve Türkler sığındıkları yerden çıkarlar. Bu ifade muhtemelen dağ ve daha çok bu dağın içindeki mağara sembolizmi ile alakalıdır. Kurt ile ilgili başka bir Türk destanında türeyiş, yani yeniden doğuş bir mağara içinde gerçekleşir. İslamileşmiş bir anlatıya göre ilk insanlar Ay-Ata ve Ay-Va bir mağarada yaratılır. Türk destanlarının ilki diyebileceğimiz Alp Er Tunga destanında da mağara sığınak olarak ele alınır. Alp Er Tonga savaşlardaki başarısızlığından dolayı bir mağaraya sığınır ve orada yaşamaya başlar. Şamanlar gizemli yer altına iniş süreci sonucunda, bir takım şamancıl güçlere sahip olur, yetkinleşir. Bu anlamıyla mağaralar, erginlenme ve inisiyasyon ritüellerinin yaşandığı özel mekanlar olarak düşünülebilir. Göktürklerle alakalı bir mitolojide, Göktürk kağanının ve denizden çıkarak bir mağaraya giren ve güzel bir kadına dönüşen Geyik Tanrıça ile olan aşkı anlatılır. Türk masallarında Mağara ve Geyik sembolü çok sık kullanılan motiflerdir. Geyiğin peşine düşen kahraman, evleneceği kızla geyiğin girdiği bir mağarada karşılaşır. Geyik aynı zamanda Şamanların gökyüzüne ve yer altına indikleri bir binek aracıdır. Türklerde yerin kulağı 7 kat olarak tasvir edilir. Yerin kulağı terimi, Yer altı ve mağara ile ilişkilendirilebilir. Türklerin çeşitli anlatı ve mitlerinde “Atalar Mağarası” diye bir tabir kullanılır. Bu terim türeyişin gerçekleştiği yerler bağlamında çok anlamlıdır. Göktürk kağanları, tıpkı Hunlar’da olduğu gibi, yılın belli bir zamanında devletin ve boyların ileri gelenlerini yanına alarak, Ata Mağarası’na gider, tören yapar, kurbanlar vererek saygı duruşunda bulunurdu. Ataların ikamet yeri olarak görülen mağaralar, doğal bir tapınak niteliğindedir. NURAY BİLGİLİ
  • Blogger Yorumları
  • Facebook Yorumları

1 yorum:

merve dedi ki... 20 Aralık 2014 01:12

İyi günler Nuray Hanım
ben türk dili ve edebiyatı bölümünde okumaktayım ve bizim destanlarımızda geçen mağara kültü ile ilgili olarak yukarıda okuduğum yazınınızda aklıma bir soru işareti takıldı sorum ise şöyledir:''Türklerde yerin kulağı 7 kat olarak tasvir edilir. Yerin kulağı terimi, Yer altı ve mağara ile ilişkilendirilebilir'' şeklindeki cümleyi ilk defa öğrendiğim duyduğum için ayrıntılı olarak veya ayrıntıya fazla girmeden bu mağara ve yerin kulağı arasındaki ilişkiyi açıklarsanız sevinirim
teşekkürler

Item Reviewed: TÜRKLERDE MAĞARA MİTOLOJİSİ Rating: 5 Reviewed By: Nuray BİLGİLİ