728x90 AdSpace

Türk Kozmolojisi

İçerik Nuray Bilgili'ye aittir. 2015
27 Nisan 2014 Pazar

TÜRKLERDE AĞAÇ MİTOLOJİSİ

Mitolojiler, ritüeller, kutsal nesneler, simgeler, kozmolojiler, ve bunlara benzer kutsal olguların çeşitliliği ve çokluğu, daha başlangıçta kafa karıştıran şeylerdir. Mitsel ve dinsel düşünceleri ve dolayısıyla Tanrıyı anlayabilmek, ya da en azından, arkaik insanın Tanrıyı nasıl anladığını anlayabilmek için, kutsalların şifresini çözmek, günümüz insanı için önemli ve merak uyandıran gizemli bir konudur. Kozmik ağaçlar, mitsel Tanrısal sembollerdir ve evrenseldir..Ağacın kutsal sayılmasının nedeni tüm mitolojilerde, evreni bir biçimde somutlaştırmasıdır..Kozmos dev bir ağaçtır. Ağaç imgesi yalnızca evren'i değil, aynı zamanda hayatı, gençliği, ölümsüzlüğü, bilgeliği de simgeler. Dinler ve Mitolojiler tarihi, Hayat Ağaçları, Ölümsüzlük Ağaçları, Bilgelik Ağaçları, Gençlik Ağaçları anlatıları ile doludur. Tarihte çeşitli toplumlarda kutsallık kazanmamış bir ağaç yok gibidir. Kutsal ağaç ya da Hayat ağacı motifi, Mitolojilerde Ana Tanrıça ile birlikte görülür ve kutsal gücü ifade eder. Tükenmez bereketin ve yeniden doğuşun simgesi olan kutsal kozmik ağaç, dünyanın merkezindedir. İkonografilerde Ağaç tekelerle, gökcisimleriyle, kuşlarla ya da yılanlarla birlikte görülür.. Kutlu ağaçlar genelde mitolojik atalarla ilişkilendirilir. İnsanlar soy mitleriyle ilgili inanışlarında, bu ağaçtan doğmuş bir atadan geldiklerine inanırlar. Kozmik ağaçlar dünyanın merkezinde bulunur ve üç kozmik bölgeyi, yani Gökyüzü, Yeryüzü ve Yer altnı birbirine bağladığı düşünülür. Çünki ağacın kökleri yeraltına uzanmakta ve tepesi gökyüzüne değmektedir. Kozmik ağaç dünyanın merkezindedir ve bu üç dünyayı bir eksen gibi tutar. Bu eksenden ruhlar yeryüzüne gelir, ölüler ise göğe ya da yeraltına inerler. Tıpkı Kozmos gibi kozmik ağaç'da her yıl ilkbahar ayında kendini yeniler ve bu anlamda yeniden doğuşun sembolü olarak görülür. İlkbaharda yapılan ritüeller bu yüzden dinsel önem taşır. İnsanlar belirli zamanlarda periyodik olarak kozmogoniyi taklit ederler. Doğanın kendini yenilediği dönemlerde, dualar, mitsel ritüeller, burada yapılır. İnsanüstü varlıklarla iletişim orada gerçekleşir. Ulu ağaçlar, Türklerin mitolojileri ve mitolojilere bağlı olarak uygulanan ritüeller içinde önemli bir yer tutar. Söz konusu olan bizatihi ağaca tapınma değildir, ağaçlar kutsalın bir tezahürüdür.. Aslında evrenin tümü, kutsalın tezahürü haline dönüşebilir. Orta Asya'da tepesi yurtun üstündeki delikten dışarı çıkan dalları kesilmiş ağaç, ki bu ağaç kozmik ağacı simgelemektedir, Şamanı gökyüzüne ulaştıran bir merdiven olarak kabul edilmektedir. Altay Türklerinde herhangi bir kayın, kutsanarak, Dünya Ağacı olur, bu ağaca tırmanan Şaman, gerçekte, Tanrıya ulaşır. Kozmos, en eski inançlarda, yedi ya da dokuz katlı olarak tasavvur edilir. Bu yüzden bu tür şamanistik ritüellerde, dokuz ya da yedi dallı ağaçlar tercih edilir. Bu tür bir ağaç bulunamazsa gövdesine gökyüzü katları kadar çentik atılır. Kurban edilen hayvanın ruhu, Şamanın bu kozmik yolculuğu sayesinde Tanrıya ulaştırılır. Bu yolculuk bazen şamanın ağaca ritüel olarak tırmanması veya ağacın etrafında yedi – dokuz kez dönmesi şeklinde olur. Böylece yukarıdaki kozmos taklit edilerek, Tanrı ve Kozmos ile bütünleşme arzusu gerçekleşir. Bu kozmik ağacın köklerininde yer altı dünyasına indiği varsayılır. Yakut Türklerine göre, dünyanın ortasından, kutup yıldızına kadar uzanan demir bir ağaç vardır. Dünya yaratılırken bu ağacın da tohumları atılmış ve yer ve gök büyüdükçe, bu ağaç da büyümüş, yerle gök arasına gerilmiştir. Şaman, en önemli ritüel malzemesi olan davulunu, kozmik ağacı sembolize eden kayın ağacından yapar. Şamanın kendisini temsil eden Ağaca Turuğ adı verilir Şamanlar ömürlerinin bu ağacın yaşam süresi kadar dayanıklı ve uzun olacağına inanırlar. Şaman öldüğü zaman davulu ve giysisi ormana götürülür ve bu ağaca asılır. Bazı Altay bölgelerinde ölen kişi içi oyulmuş bir ağacın içinde gömülür. Bazı yerlerde ise odundan yapılmış küçük ağaç evler tabut olarak kullanılır. Ölüyü bir “Ağacın” içine yerleştirmek ona ilahi bir güç ve ebedi bir yaşam sağlayacaktır. Kayın ağaçlarının Türk mitolojisi ve kozmolojisinde çok önemli bir yeri vardır..Bay-Kayın olarak adlandırılan bu ağaç, şaman davullarının üzerine resmedilir. Mukaddes ve mubarek kayın olarak görülen kayın ağacı, Türk anlatı ve mitlerinde, ak sakallı kocaların, gök sakallı ihtiyarların ve Hızır'ın inip, yiğitlere ad verdiği yol olarak görülür. Bu yol Kutup yıldızı ve yeryüzünü birbirine bağlar..Hayat Ağacı, Dünya Ağacı, Dünyanın Direği, Kozmik Ağaç, 7 ,9 veya 12 katlıdır. Altay şamanları, ritüel olarak gövdesine belli sayıda basamaklar oyulmuş bir kayın ağacına tırmanır. Kayın, Evren Ağacını simgeler, basamaklar Şamanın göğe yolculuğunda geçmek zorunda olduğu gök katlarını temsil eder. Bu kozmik ağaç dünyanın eksenidir ve dünyanın merkezini tutar. Şaman ona tırmanırken aslında “merkeze” yolculuk yapar. Ritüel Kayın ağaçları ya da gök direkleri Kuzeye ve Güneye dikilir. Kuzeye dikilen ağaca Ana Ağaç denir. Dallarına renkli kurdela ve bez parçaları bağlanır. Kuş yuvası yapılır ve tepesine bir Hilal konur. Güneydeki ağaç ya da gök direği Baba Ağaçtır.. Onun tepesine de Güneş'i sembolize eden bir Güneş diski asılır. Yakut Türklerine göre Yeryüzünün göbeğinden gökyüzüne uzanan Demir Ağacın tepesinde, Demir Kazık bulunur. Bu gök direklerinin dört köşesine dünyanın 4 yönünü sembolize eden direkler dikilir ve gök katlarını sembolize eden renkli bez parçaları bağlanır. Ardıçlı mezarlar Orta Asyada önemli bir yere sahiptir. Bunların dallarına çoğu zaman renkli çaputlar bağlanır. Bu renkli bez parçaları, Şamana gök yolunu gösterir. Bu ritüelin amacı ise, ölünün ruhunun, Tanrıya ya da Tanrının kapısı olan Kutup yıldızına ulaşmasını sağlamaktır. Eski Türk düşüncesine göre Kayın ağacı kapının yani kutup yıldızının bekçisidir, ve o Şamana göğün kapısını açar. Ulu ağaçlar Tanrıya dua edercesine açılan kollarıyla ve toprağın altına inen kökleriyle, adeta yeryüzünü ve gökyüzünü birbirine bağlar. Bu yüzden kutlu ağaçlar, “evliya” ya da “erenlerin” adıyla anılır. Orta Asya'da evliya mezarlarına “Evliya Ağaç” ya da “Evliya Tirek” denir. Bu mezarlara Tanrı ile iletişimi sağlamak ve Tanrıya dilekleri iletmek için renkli bez parçaları bağlanır ve kurban kesilir. Bu renkli bezler gök katlarını sembolize ettiği gibi, gökkuşağı simgeciliği ile de alakalı olabilir. Gökkuşağı, eski Türklerde bu dünyayı, öbür dünyay bağlayan bir köprü olarak görülür ve cennet köprüsü denir. Şaman davuluna çizilen Kayın ağacı motifinin yanında bir de gökkuşağı simgesi vardır. Gök direklerine ve bu kutlu ağaçlara tuğ, bayrak, at yelesi, at kuyruğu vb de bağlanır. İskandinav ve Asya mitolojilerinde bu ağaçların tepesinde bir Kartal vardır. Kartal yaşam kuşu, güneş kuşu ve Kozmik kuş olarak önemli bir rol oynar. Buryatlar bu ağacın yanıda, Abra ve Yutpa adı verilen efsanevi yılanların yaşadığına inanırlar.. Bazı Orta Asya mitolojilerinde ise ağacın gövdesine sarılıdır..Eski Türk düşüncesine göre, dünyaya gelmeden önce insan ruhları göktedir ve minik kuşlar olarak kozmik ağacın göğe uzanan dallarında tünemiştir. Kök Türk mezarlarından çıkan hanedan mensubu kişilere ait eserlerde Hayat ağacı, iki yanında geyik ya da dağ keçisi, altında ejderha ve üzerinde kuş sembolleri görülür. Türklerde ağaç, ruhların gelip gittiği bir yoldur... Kayın Ağacı Umay Ana ile birlikte gökyüzünden inmiştir. Doğum Tanrıçası Kübey Hatun da bu ağacın içinde tasvir edilir. Türklerde Ağaç Tanrıçası, Kübey Hatundur. Çocuğu olamayan Yakut kadınlar kuş yuvası olan Çam ağacının altına beyaz bir At derisi sererler ve ağacın altında dua ederler, bazı kadınlar ise bunu kavak ağacına bez bağlayıp dua ederek yaparlar. Türk kozmolojisinde Tanrının yarattığı ilk dokuz kişi, kayın ağacından türer. Türk mitolojisinde Hayat Ağacı, Hayat Suyu, Tanrıça Umay, Hüma kuşu birlikte görülen ve çok sık kullanılan sembollerdir. Yakutlarda Hayat Ağacının dallarında yeryüzüne gelmeyi bekleyen ve ruhları sembolize eden kuşlar vardır. Hayat Ağacı tüm dünya mitlerinde gökyüzündeki Saman yolunun izdüşümü olarak görülür.. Umay Ananın Hayat Ağacı ve Samanyolu motifleri ile birlikte anılması ve Süt ak göl olarak adlandırılan samanyolundan getirdiği bir damlayı, yeni doğan çocuğun ağzından vererek çocuğa ruh vermesi çok mitolojik ve anlamlıdır. İnsanın öldükten sonra yükseleceği Cennetler ve “süt gölü”, yerdeki izdüşümü Hayat Ağacı olan Samanyoludur. İnsanların göğe çıkma arzusu, tanrılara daha yakın olmak, yeniden doğuş ve sonsuz hayata erişme isteğinden ileri gelmektedir. Uygur köken mitinde, Kayın ağacı ve Selvi ağacı birleşerek bir budak oluşturdular ve bu budaktan 5 çocuk doğar. Sonkur Tekin, Kotur Tekin, Tükel Tekin, Or Tekin ve Bügü Tekin. Türk masallarında da Kayın Ağacından türeme çok görülen bir motiftir. Uygurlarda ağaç hakan ve hakan soyunun simgesidir. Türk düşünce ve mantık sisteminde bazı ağaçlar eril-dişil ya da ana-ata olarak kabul edilir. Bugün kullandığımız Kayın-Ata, Kayın-Ana ifadeleri buradan gelir. Yine aynı mantığa göre Ağaç unsuru, doğunun ve İlkbahar mevsiminin sembolüdür. Dede Korkut hikayelerinde adı geçen Basat'ın Babası da Kaba Ağaçtır. Türklerin, Kozmoloji Mit'i olarak kabul edilen Oğuz Kağan destanında, Gök, Dağ ve Deniz, Oğuz Kağanın ağaç kovuğunda gördüğü bir kızla evlenmesi sonucunda oluşmuştur. Ağaç kovukları kadın doğurganlığı ile alakalıdır. Yine Oğuz Kağan destanında ölen bir askerin eşi, ağaç kovuğunda bir oğlan çocuğu doğurur. Oğuz Kağan bu çocuğa “ağaç kovuğu” anlamına gelen Kıpçak adını verir ve evlat edinir. Oğuz Kağan destanında her boyun bir ağaç simgesi ve kuşu olduğu yazılıdır. Ağaç hükümdarlık simgesi olduğu kadar Erenlerinde simgesidir. Dede Korkut hikayelerinde, erkekler ve kadınların ibadet yeri olan ağaçlardan söz edilir.. Dede Korkut Kutlu ağaçları şöyle ululamıştır: Ağaç ağaç der isem sana, erilenme ağaç! Mekke ile medinenin kapısı ağaç! Musa kelimin, asası ağaç! Büyük büyük suların, köprüsü ağaç! Kara kara denizlerin, gemisi ağaç! Hayat Ağacı, Dünya Ağacı, evren ağacı ve Göğün direği düşüncesi Orta Asyadan Anadoluya kadar uzanan mitsel motiflerdir. Anadoluda , her köyde kovuklu ve yaşlı kutlu bir ağaç vardır ve bu ağaçlar asla kesilmez. Mezar başlarındaki, dağların ve tepelerin üzerindeki Tek Ağaçlar o yöredeki halk tarafından kutlu olarak kabul edilir. Mezarlara yaz kış daima yeşil kalan ağaçlar dikilir. Türkler hala geleneksel olarak ölen kişiyi bir ağacın altına gömer. Tanrıyı sembolize eden ve “Evliya Ağaç”, “Dede Ağaç” adı verilen bu ağaçlar, ölümsüzlüğü ifade ettiği gibi, manevi olarak da sığınılıp dua edilecek yer olarak görülür. NURAY BİLGİLİ
  • Blogger Yorumları
  • Facebook Yorumları

2 yorum:

Melih K dedi ki... 25 Eylül 2017 01:52

Çok güzel bir yazı teşekkürler

Item Reviewed: TÜRKLERDE AĞAÇ MİTOLOJİSİ Rating: 5 Reviewed By: Nuray BİLGİLİ